1982 yılında bir terzi kızı olarak dünyaya geldim.

Top top kumaşların arasında kaybolan keyifli bir çocukluktu benimkisi…

Okudum vs…

Okumanın dışında, uzun süre dinledim onları.

Neyi mi?

Kıyafetleri!

Çünkü kıyafetler konuşur, eğer onları dinlersen.

Onlara dokunur, onları eşleriyle bir araya getiririm. Çünkü,doğru birleşme sağlanınca hikâyeyi içlerine

sindirirler, size kendi hikâyenizde eşlik ederler.

Şu sıralarda hayal ettiğim karakterleri giydiriyorum.

Bu bazen bir dizi, bazen bir reklam, bazen de bir kitap projesinde oluyor.

Bazense kişinin kendisini keşfetme sürecinde…

Tüm bu işler benimle doğarken ben de onlarla yeniden doğuyorum. Bir başkası, bir de kendim

oluyorum.

İşte öyle.

Özetle;

‘Giyinmekten keyif aldığınız noktada hikâye başlıyor, içinize stil karışıyor ve tüm bedeninizi sarıyor’

Ben,

Elvin Odabaşı Pekiyi.

Memnun oldum.